Nazargah-ı İlahi

0 112

Toplumda herkesin muzdarip olduğu birtakım olaylar ve kişiler vardır muhakkak hatta bu konu kadim edebiyatımızdan günümüze kadar ulaşmış ki şairlerimiz; şiir şiar şuur üçlemesine dikkat buyurarak bir ağacın gölgeliği olan dar-ı dünyadan kimseyi kırmayarak göçmek gerektiğini söylemişlerdir.

Buyurmuşlar ki:

Ulaşmak isterse insan irem-i mağfirete 

Kimseyi kırmadan gitmelidir ahirete

Yani eğer insan Allah Teala’nın affına mazhar olmak isterse şu yalan dünyada kimseyi kırmamalıdır. Sosyal ilişkilerde birçoğumuzun yaptığı hatalardan biride gönül kırmaktır ki bundan dolayı gönül almak diye bir tabirimiz vardır.

Yunus Emre merhum bu duruma değinerek bir şiirinde şu cümleleri kalbinden kalemine dökmüştür:

Gönül Calab’ın tahtı, Calap gönüle baktı
İki cihan bedbahtı, kim gönül yıkar ise

Gönül Hak Teala’nın tahtıdır yani Nazargahıdır. Nitekim Allah Azze ve Celle insanların topladığı mallarına, edindiği makamlara değil kalplerine nazar eder. Her kim gönül yıkarsa iki cihanda yani dünyada ve ahirette bedbahttır. 

Son cümleyi hattat Mustafa Halîm Özyazıcı (V. 1964) bir levha haline getirmiştir. Evlerin bir köşesine asılıp göz önünde bulundurmak lazım gelir…

Hat: Mustafa Halîm Özyazıcı (V. 1964)
Tezhip: Abdulhamid Yılmaz

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.