İslam Sanat Tarihi Notu

0 3.975

İSLAM SANAT TARİHİ

Birçok Açık Öğretim İlahiyat Fakültesi öğrencilerinin tarafımıza bildirmesiyle hazırlanan İslam Sanat Tarihi notunu hazırladık. Malumunuz öğrencilerin en çok zorluk çektiği ders olmasından ötürü dersteki kavramları basitleştirip akılda kalıcılığını esas alarak bir not hazırladık. Notumuzda ayrıca Dini Musiki dersi de bulunmaktadır. Bazı İlahiyat Fakültelerinde ayrı bir ders olarak müfredatta yer alsa da notumuz Açık Öğretim Öğrencilerine yönelik hazırlanmasından dolayı bu müfredat çerçevesinde geliştirilmiştir.

Sitemizde ilahiyat dokümanları çeşitli hafıza teknikleri kullanılarak hazırlanmaktadır. Aşağıdaki notumuz madde madde ve gerekli bölümlerde soru cevap tarzıyla hazırlanan bir nottur. Siz de görüş ve önerilerinizi bizimle paylaşmak isterseniz sitemize kayıt olarak paylaşımların altına yorumlar yazabilirsiniz. Sitemize kayıt olmak için tıklayabilirsiniz. Eğer aldığınız notları tüm ilahiyat camiasıyla paylaşmak isterseniz bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Notlara çalıştıktan sonra başkalarına öğrendiklerinizi anlatmayı unutmayın. Birebir eğitim sistemiz bizim medeniyetimizin sistemi olup bireysel çalışmadan çok daha yararlıdır. Dolayısıyla okuduktan sonra başkalarına anlatarak akılda kalıcılığı üst düzeye çıkarabilirsiniz. Sitemizde güncel olarak yapılan paylaşımlardan haberdar olmak için sitemize kaydolmayı unutmayın.

Sitemize kayıt olabilirsiniz.

Herkese iyi çalışmalar…

İSLAM SANAT TARİHİ VE ESTETİĞİ

*İslam sanatının ilk nüveleri ‘’Medine’’ toplumunda atılmştır.

*İslam sanatının genel özellikleri şöyledir;

-Kur’an kaynaklıdır.

-Dini hassasiyet bağlı olarak gelşen soyut anlatım ve süslemelerdir.

-İnsanları sonsuzluğa tefekküre sevketmek amacıyla geometrik unsurların ve farklı tezyinler kullanılmıştır.

-Dünya ile ahiret arasındaki dengeyi hatırlatacak şekilde, tabiat unsurlarıyla metafizik öğeleri

hatırlatmayı amaçlar.

-Dünya hayatının faniliği vurgulanır.

-Mimaride lüks ve israftan kaçınılmış; yapılarda daha çok dini ve sosyal yarar ve fonksiyonellik esas alınmıştır.

-Müslümanlar fethettikleri topraklardaki sanat ve mimariyi imha etmemiş ancak onu aşmayı dini bir vecibe gibi görmüştür.

-Birçok farklı kültürden beslenmiş olmakla beraber, çok kültürlülüğü tek mediniyette birleştirmişlerdir.

*İslam sanat eserlerinde üç unsur görülür. Bunlar;

-Kemal, mükemmelliğin, yetkinliğin, olgunluğun ifadesidir.

-Cemal, güzelliktir.

-Celal, cemalin daha şiddetlisi daha büyük bir çapta, daha ihtişamlı bir şekilde ortaya çıkmıştır.

Erken Dönem İslam Mimarisi:

  1. Emevi devri Mimarisi: Emeviler tarafından yaptırılmış olan ilk camiler orduhag camilerdir. Emevilerin

en önemli eserleri Şam’da ‘’Emeviyye Cami’’ veya ‘’Büyük camii’dir.

  1. Abbasi devri Mimarisi: Abbadi mimarisinin getirdiği yenilikler arasında ‘şehircilik’ anlayışı vardır. En önemli mimari gelişimleri ‘’Samerra şehri’’nin kurulmasıdır. İslam sanatı içinde bilinen ilk türbe ‘’Kubbetü’s-suleybiyye’’de bu döneme aittir.

Not: Müslüman ve Hristiyan ustaların birlikte medana getirdikleri, İslam sanatının Hıristiyan sanatına uygulanmış şekliyle ortaya çıkmış üsluba ‘’Müdejar’’ adı verilmektedir.

*Fatımiler’in eserleri arasında ‘’Camiü’l-Ezher, Seba Benat türbesi(Fatımilerin Mısır’daki ilk türbeleri)’’

Türk İslam Mimarisi:

a.Karahanlılar Devri: Asya’da Türk-İslam mimarisinin ilk eserleri bu devirde görülür. Türk islam tarihinde ilk ‘’daru’ş-şifa’’ mimarisini kurmuşlar ve ‘’ribat’’ adını verdikleri kervansaraylarda geliştirmişlerdir.

Mimari eserleri arasında ‘’Ayşe Bibi ve Balaci Hatun türbeleri’’ tuğla mimarisi açısından en önemlileridir.

  1. Gazneliler: ‘’Arus-i felek cami’’ , ‘’Leşker-i bazar sarayı’’ en önemli mimarileridir.
  2. Büyük Selçuklular devri: İsfahan’daki ‘’Mescid-i Cuma’’ , İran’daki ‘’Kazvin Mescid-i Cuma’’ ve ‘’Zevvare Cuma Cami’’ önemli mimari eserleri arasında yer alır.

Not: İslam’da ilk mederese Büyük Selçuklu devleti tarafında Şiiliğe karşı Sünniliğin geliştirilmesi ve devlet memuru yetiştirilmesi için Alparslan’ın veziri ‘Nizamü’l-Mülk’ tarafından açılan ve yine onun ismiyle anılan medreselerdir.

  1. Timurlu devri Mimarisi: ‘’Şah-ı Zinde’’ ve Timur’un ‘’Gur-i Mir’’ adıyla bilinen türbesi.
  2. Artuklu Mimarisi: açık avululu medrese tipinin ilk örneği olan ‘’Hatuniye Medresesi’’ ile ‘’Zinciriye medresesi’’, ‘’Zevvare ulu cami’’ gibi mimari eserleri vardır.

Osmanlı Mimarisi:

*İlk dönem Osmanlı camilerinin en çok bulunduğu mekezler, ‘’İzmir, Bursa, Edirne ve İstanbul’’dur.

*Osmanlılar yaptığı ilk cami ‘’Hacı Özbek Camii’(İzmir)dir.

*İznik’te Orhan Bey zamanında yapılmış ve günümüze ulaşmış olan ‘Süleyman Paşa Medresesi’ en eski

Osmanlı medresesi olarak bilinmektedir.

*Klasik Osmanlı mimarisinde yapının en önemli özelliği ‘’işlevselliği’’dir.

Ehl-i Hiref teşkilatı: Teknik yönü ağor basan ve özel uzmanlaşma isteyen işlerle (süsleme, bezeme..) uğraşanların teşkilatıdır.

Osmanlı’nın önemli Mimarları:

*Mimar Hayreddin:

-Mimar sinanın ustasıdır.

-Mimari eserleri; II. Beyazıt Külliyesi, Mostar Köprüsü

*Mimar Sinan:

-Kagir tekniğini kullanmıştır. (Ağırlığın kemerlere ve ayaklara verilmesini, böylece duvarlara hiç yük binmemesini sağlayan tekniktir).

-Mimari eserleri; Şehzade camii(çıraklık), Süleymaniye camii(kalfalık), Selimiye camii(ustalık), Mihrimah

Sultan Camii

*Davut Ağa:

-Mimar Sinanın öğrencisidir.

-Mimari eserleri; Sepetçiler Kasrı, İncili köşk, III.Murat türbesi

*Sedefkar Mehmet ağa:

-Mimar Sinanın öğrencisidir.

-Mimari eserleri; Sultanahmet Cami ve külliyesini yapmış ayrıca Kabe ve Mescid-i Nebevi’yi onarmıştır.

*Klasik dönem Osmanlının en ünlü kervansarayları ‘’Valide Hanı’’ ve ‘’Çakmakçılar Hanı’’dır.

*Klasik dönem üslupta inşaa edilmiş en önemli bedesten ‘’Vezir köprü bedesten ve Arastası’’dır.

*Türk Barok ve Rokoko Devri:

-Tek ana kubbe kullanılmıştır.

-Minare sayısı azaltılmıştır.

-Süslemeler fresko olarak yapılmıştır.

-Köşeli yapılar yerini oval yapılara bırakmıştır.

-Bu devrin en önemli eserleri: ‘’Laleli Camii, Nuruosmaniye Camii, Beylerbeyi Camii, Eyüp Camii, Çapanoğlu Camii’’dir.

*Türk Ampir Üslubu:

-Yuvarlak pencereler kullanılmıştır.

-Minareler ana yapıdan ayrılmıştır.

-Süslemede çiçek ve yaprak motifleri kullanılmıştır.

-Eserler; ‘’Nusretiye Camii, Ortaköy Camii, Dolmabahçe Camii’’dir.

*Seçmeci Devir:

-Belli bir plan ve süsleme tarzı yoktur.

-Birçok üslup aynı eserde kullanılmıştır.

-Daha çok saray mimarisinde görülmektedir.

*Neoklasik dönem:

-Avrupa tarzı üsluplardan vazgazgeçilerek Klasik Osmanlı ve Türk mimari öğeleri kullanılmıştır.

-Eser; ‘’Bostancı Camii’’dir.

*Osmanlı devletinde ilk defa ‘’Dolmabahçe sarayı’’ Avrupa örnek alınarak yapılmıştır.

*Osmanlı döneminde diğer batıdan etilenerek yapılan saraylar; ‘’Yıldız sarayı, Beylerbeyi sarayı ve Çırağan sarayı’’dır.

*Osmanlı döneminin ilk ısıtma sistemine sahip olan sarayı ‘’İshak Paşa Sarayı’’dır.

*Arap yazısını estetik ölçülere bağlı kalıp güzel bir şekilde yazma sanatı olarak tanımlanan sanat ‘’hat’’ sanatıdır.

*Arap alfabesi ve imlasında en önemli ıslahatı yapara bugünkü harekeleme usulünü ortaya koyan ‘’Halil b. Ahmed’’tir.Aynı zamanda Kur’an’da ilk defa ‘’şedde, revm ve işmamı’’ işaretleyendir.

*Emeviler döneminde hüsn-i hatla yazdığı mushafla adı çıkan ‘’Halid b. Ebü’l-Heyyac’’dır.İlk celi (yazıyı ölçülerinin üzerinde bir büyüklükte yazma) yazı hattatı olarak kabul edilir.

*Emeviler döneminde yetişen ilk büyük yazı ıslahatçısı ‘’Kutbe el-Muharrir’’dir.

*Abbaslerin Bağdat’lı meşhur veziri ve hattatı olarak bilinen ‘’İbn Mukle’’ sahip olduğu geometri bilgisi sayesinde yazının ana ölçülerini tespit eden bir sistem ortaya koymuştur. Yaptığı ölçüler dahilinde ise ‘’Muhakkak, Reyhani, Sülüs, Nesih, Tekvi, Rika’’ adında altı çeşit yazının usul ve kaidelerini ortaya koymuştur. Bunların tamamına ‘’Aklam-ı Sitte’’ denilir.

*15. Yy’da yetişen ‘’Şeyh Hamdullah Yakuti’’ ‘’Kıbletü’l-küttab’’(hattatların kıblesi) olarak anılır.

*17. Yy’ın ikinci yarısında ‘’Hafız Osman’’ ‘’şeyh-i sani’’ unvanını almıştır.

*Yazma kitap, levha ve murakkaların bezeme alanlarında ezilmiş varak altın ve çeşitli renklerin

kullanılmasıyla yapılan süsleme sanatına ‘’tezhip’’ denir. Sanatkarına ‘’Müzehhip’’ denir.

*Osmanlı döneminin ilk cilt örnekleri ‘’Fatih Sultan Mehmet’’ zamanına aittir.

*Ciltlikte şu kısımlar bulunur;

-Kapaklar

-Sırt

-Mıklep

-Serap

-Şiraze

*İslam sanatında miyatüre ‘’tasvir’’ bu sanatla uğraşana ise ‘’Musavvir’’ veya ‘’nakkaş’’ adı verilmiştir.

*Kitreli su üzerine serpilen boylarla bezenmiş kağıt ve bunu hazırlama sanatına ‘’Ebru’’ denir.

*Tarihteki ebru sanatkarları:

-Hatip Mehmed Efendi

-Şeyh Said Efendi

-Hezarfen İbrahim Edhem Efendi

*Sekizgen, beşgen, yıldız gibi geometrik şekillerle kesilmiş küçük ahşap parçalarının çivi ve tutkal yardımı olmaksızın yanlızca birbirlerine geçirilmesiyle düz yüzeyler elde etmeyi amaçlayan sanata ‘’kündekari’’ denir.

Dini Musiki

İslam Tarihinde Müzikle İlgilenmiş Önemli Şahsiyetler:

*Kindi: Musikiye dair eser yazan ilk İslam filozofudur.

*Farabi: Felsefe dünyasında ‘’mualli-i sani’’ lakabı ile tanınan Farabi musiki alanında birçok tarihçi ve musiki uzmanı tarafından ‘’muallim-i evvel’’ olarak kabul edilmiştir. ‘’Kitabu’l- Musika’l Kebir’’ bu alanda yazılmıştır.

*İbni Sina: Musikiyi riyazi (matematik) ilimleri arasında sayan sayan İbni Sina’nın ‘’eş-Şifa’’ ve ‘’en- Necat’’ adlı eserlernde musikiye yer verilmiştir.

*Safiyyüddin Abdülmü’min Urmevi: ‘’Kitabü’l-Evdar’’ ve ‘’er-Risaletü’ş-Şerefiye’’ adlı iki eser kaleme almıştır.

*Abdülkadir Meraği:

*Buhurizada Mustafa Itri Efendi: Itrı efendi hanendeliği, şairliği ve hattatlığının yanı sıra özellikle

bestekarlığı ile tanınmıştır.

*Hammamizade İsmail Dede Efendi:

Cami Musiki Formları:

*Kur’an-ı Kerim:

*Ezan: Musiki geleneğimizde, sabah ezanı ‘’saba’’, öğle ezanı ‘’uşşak’’, ikindi ezanı ‘’rast’’, akşam ezanı ‘’segah’’, yatsı ezanı ‘’hicaz’’ makamıyla okunur.

*Sala: Hz. Peygamber’e, Allah’tan rahmet ve selam dualarını ihtiva eder. Akşam ezanı dışında dört vakitte okunan ezanlarla birlikte sala verilebilir.

*Mihrabiye: Cami geleneğinde namazdan sonra imamın mihraptan okuduğu ‘asr-ı şerife’ verilen isimdir.

**Temcid: Ta’zim, sena etmek’ manasına gelir. Minarelerde ezandan ayrı olarak, Allah’a yapılan dua, tazarru’ ve münacaatlar hakkında kullanılmıştır.

*Mevlid: Mevlid ‘’bahir’’ adı verilen bölümlerden oluşur. Süleyman Çelebi’nin ‘’Vesiletü’n Necat’’ en ünlüsüdür.

*Miraciye: Peygamber as’ın miracını tasvir eden manzum şiirlerin bestelenmesinden meydana gelmiş musiki eserinin adıdır. Elimizde bulunan en meşhur miraciye ‘’Osman Dede’ye ait olan ‘’Kutbu’n- Nayi’’dir.

Tekke Musikisi:

*Tekke musikisi icrasında ‘’saz’’ kullanılır.

*Mevlevi Ayini: Sema denen törenlerinde okudukları bestelere denir. Türk musikisinin miraciyye formu dışında ki en büyük formudur.

*Durak: Tekkelerde icra edilen zikirlere ara verildiğinde okunan eserlere denir.

*Şuğul: Güftelerin Arapça olan, bununla beraber ekserisi Türkler tarafından bestelenen ilahilere denir.

Tekkelerde zikir sırasında, Türkçe ilahiler okunurken oluşan durgunluktan ortamı kurtarmak için arada bir şuğul söylenirdi.

*Savt: Kısa güfteli, ağır tempolu, çok tekrarlanan melodi cümleleri ile bestelenmiş bir tür ilahi formudur.

*Gülbank: Bir cemaat tarafından bir ağızdan makamla çağırılan dua şeklinde ifade edilir.

*Semah: Alevi-Bektaşi cemlerinde ceme katılanların manevi çoşku halinde kendilerinden geçerek ilahi bir aşkla ayakta dönmeleridir.

**SANAT TARİHİ İLE İLGİLİ KAVRAMLAR**

*Sanat: İnsanoğlunun yarattığı yapıtlarda güzellik ülküsünün ifadesi. Doyurucu estetik yaşantılar

oluşturmak amacıyla dürtüler yaratma becerisi.

*Sanat Tarihi:Sanat Tarihi bir bilim dalı olarak 19 yy. Almanya’sında ortaya çıkmış ve ilk sanat tarihi kürsüsü 1844 yılında Berlin Üniversitesin de kurulmuştur. Sanat tarihinin bilimsel bir disiplin haline

gelişinde Winckelman önemli bir isim haline gelmektedir.

*Kurgan: Orta Asya’nın kuzeyinde özellikle milattan önce ve miladın ilk yüzyıllarında yaygın bir biçimde uygulanan toprak altı mezar yapısı. Kütüklerden ahşap yığma tekniğiyle yapılmış bir mezar odası ve bunu gizleyen bir toprak yığınından oluşur.

*Namazgah (Musalla) : Yerleşim alanları dışında yoldan gelip geçenlerin ibadetlerini yapabilmeleri için yol kenarına inşa edilen yerden hafifçe yükseltilmiş etrafı alçak duvarlarla çevrili üstü açık ve kıble yönünde bir mihrap taşının bulunduğu ibadet yapılarıdır.

*Camii : İçerisinde mimberleri bulunan ve cuma namazı kılınabilen İslam ibadet yapısıdır. İlk camii yapısının Hz. Muhammedin Medine’deki evi olduğu ve bu yapının sonraki dönemlerde inşa edilecek olan camiilere prototip teşkil ettiği düşünülmektedir. Mihrap, mimber ve minare gibi fonksiyonel öğeler ancak

8 yy.‘da tamamlanmıştır.

*Mescid: Mimbersiz İslam ibadet yapısıdır. Mescidler tek mekanlı oldukça basit yapılardır. Yalnızca secde

edilen yer olarak günlük vakit namazlarının kılınabilmesi için genellikle mahalle aralarında ve mahalle ölçeğinde inşa edilmiştir.

*Mihrap: İslam ibadet yapılarında kıbleyi gösteren fonksiyonel öğe.

*Mimber: Camilerde cuma ve bayram gibi önemli günlerde hutbe okunması için yapılmış merdiven biçiminde öğe. İlk olarak Emeviler döneminde ortaya çıkmıştır.

*Şadırvan: Genellikle anıtsal ibadet yapılarının avlusunda veya bitişiğinde abdest almak için yapılmış su yapılarıdır.

*Harim: Camiiler de ibadetin gerçekleştirildiği ana mekan. Belirli kısıtlamaların olduğu mekan.

*Mahfil: Bir mekanda belirli kişi ya da topluluklar için ayrılmış bölümler. Örnek: Hünkar Mahfili, Müezzim

Mahfili, Kadınlar Mahfili gibi.

*Son Cemaat Yeri: Osmanlı camii mimarisinde namaza geç gelenlerin ibadetlerini yapabilmeleri için yapının kuzey duvarını paralel olarak uzanan sütun ve kemer dizilerinden oluşmuş mekan.

*Medrese: Bugünkü orta ve yüksek öğrenime denk düzeyde eğitim veren İslam eğitim yapısı. İslamiyet’in

erken dönemlerinde camiiler de yapılan eğitim Büyük Selçuklular zamanında belirli bir sistem içerisinde medreselerde verilmeye başlanmıştır. İlk olarak Büyük Selçuklu veziri Nizamül Mülk tarafından Horasan’da kurulan ve Nizamiye Medreseleri olarak adlandırılan bu yapıların dört eyvanlı bir şemaya sahip oldukları görülür.

*Türbe ( Kümbet) : Her iki terimde Türk-İslam mezar yapılarına verilen adlardır. Türbe ve kümbetler genellikle silindirik, çokgen veya kare planlı olarak inşaa edilmiş kubbe veya külahla örtülmüş yapılardır.

İlk kümbet yapısı 1006-1007 yıllarında Kuzey İran’da inşaa edilen Kümbet-i kabustur. Bu tür anıtsal mezarlar için Batı kültüründe kullanılan terim “mausoleun” dur.

*Tekke: genellikle yerleşim merkezlerine veya bu merkezlerin yanında yer alan ve içerisinde sürekli barınan derviş ve müritlerin bulunduğu tarikat yapısıdır.

*Tabhane: Osmanlı imparatorluğunda misafirhane yapılarına denir.

*Sarnıç: Su biriktirmek amacıyla genellikle toprak altında inşaa edilen özel yapılardır.

*Çeşme: Genel su sağlama sistemlerinden gelen suyun kamunun kullanımına sunulduğu hayır yapılarıdır.

İlk çeşme yapılarının Antik Roma’da ortaya çıktığı biliniyor.

*Sebil: Cadde ya da sokak kenarlarında yoldan geçenlerin su içmesi için yapılmış hayır yapıları sebillerin

çeşmelerden farkı bir su sağlama sistemine bağlı olmamalarıdır. Daire ya da çokgen plan kuruluşları ile

seviller bir iç mekana sahiptirler ve bu mekan dışarıya üzerinde küçük pencere açıklıkları bulunan madeni şebekelerle açılır.

*Su Kemeri: Su borularının basınca dayanıklı yapılamadığı dönemlerde kentin su ihtiyacını sağlayan su  yolunun hep aynı yükseklikte ve çok az eğimli biçimde yapılması gerekirdi. Bu amaçla vadilerin aşılması

gerektiğinde kemer dizilerince taşınan su yolları inşaa edilmiştir. Köprüye benzeyen bu yapılara su kemeri adı verilir. İlk su kemerleri Antik Roma döneminde yapılmıştır.

*Hamam: Kamusa nitelikte yıkanma yapısı veya mekanı. Özel olarak ısıtılan sıcak suyu ile gerçek

anlamda ilk hamam yapıları Romalılar döneminde inşa edilmiştir. Türk mimarisinde hamam yapıları

başlıca şu bölümlerden oluşmaktadır: Soyunmalık ( Camekan), Ilıklık, Sıcaklık, Halvet, Külhan.

*Hanlar – Kervansaraylar : Orta Çağ’da ticaret yolları üzerinde kurulan konaklama yapılarıdır.

*Ribat: İslam’ın ilk dönemlerinde Arap-İslam ordularının hazır kuvvet bulundurmak amacı ile sınır boylarına inşaa ettikleri askeri üs yapılarına “Ribat” adı verilir.

*Alem: Yapıların kubbe ve külah gibi yerlerinin tepesinde, sancaklarda çoğunlukla yarım aya benzer

formda bezeme elemanı, bir çeşit tepelik. Maden ya da taştan yapılmış olabilir.

*Alınlık: Antik yapıların cephelerinde çatı ile korniş arasında yer alan üçgen biçimindeki kısım. Bir portalin ya da bir pencerenin çerçeve içine alınmış üst kısmına da bu ad verilir.

*Arasta: Çarşı, dizi dükkanlar. Bazen önlerinde revak ya da karışlıklı sıraların arasında örtü bulunanlar bir tür kapalı çarpı oluştururlar.

*Avlu: Genellikle üstü açık iç mekan. Çevrede yapı birimlerinin dizilerek bir bütün meydana getirdiği iç mekân.

*Ayak: Paye, taş ya da tuğladan örülmüş taşıyıcı mimari öğe.

*Bordür: Kenar, genellikle süslemeli kenar şeriti.

*Çapraz Tonoz: ıki beşik tonozun dik açıyla kesişmesinden oluşan tonoz biçimi.

*Devşirme Malzeme: Başka yapılardan derlenmiş ve ikinci kez kullanılmış yapı ya da süsleme malzemesi.

*Eyvan: Üç tarafı ve üstü kapalı, bir tarafı bütün genişliği ile bir avluya ya da diğer bir mekana açılan yapı birimi.

*Fevkâni: Bulunduğu yerin eğimi ya da çevresindeki yapıların durumu yüzünden, bir alt yapı üzerine oturtulan camiler için kullanılan bir terim. Yüksek, yükseltilmiş anlamına gelir. Alt katta genellikle gelir getiren dükkanlar bulunur.

*Haliç işi: 15 yüzyıl sonunda mavi-beyaz tekniğin keramiklerde kullanılan bir uygulaması. ince spiral dallar üzerinde minik çiçekler, yapraklar yer alır.

*Han/Kervansaray: Kervan yolları üstünde belirli aralıklarla yapılmış olan konaklama yapıları. Genel

adı”Han”dır. Ticari ve yarı askeri sivil mimarlık örnekleri olan bu yapılar, kent içlerinde de

bulunabiliyordu.

*Hataî (Hatayi): Doğu Asya kökenli süsleme motifleri grubu. Stilize edilmiş şakayık, nar, iri yapraklar ile bunların gonca ve sapları başlıca öğeleridir.

*Hazire: Camilerin kıble tarafında bulunan küçük mezarlık.

*Hünkâr Mahfili: Camilerde hükümdara ayrılan bölüm. Bazen galerinin bir bölümü, bazen ayrı bir daire şeklindedir.

*Kaat’ı: Oyma. Herhangi bir şekil ya da yazının kağıt, deriden oyularak çıkartılmasıyla meydana getirilen bir süsleme sanatıdır. Oyulup çıkarılarak başka yere yapıştırılan kısma “Erkek oyma”, oyulan kısma ise

“dişi oyma” denilir.

*Kalem işi: Yapıların genellikle iç yüzeylerinin bezenmesinde kullanılan bir süsleme türü. Boya, taş, ahşap yüzeyler üzerine fırça ile boyanan renkli nakışlar.

*Kavsara: Portal (taçkapı), mihrap gibi yerlerin yarım kubbeye benzeyen üst bölümü.

*Kemer: Dairesel, örgülü ara taşıyıcı ve bezeme öğesi. Düşey kuvvetleri eğri kuvvetlere çevirip kemer ayaklarından zemine taşıyan geçiş elemanı.

*Kesme Taş: Düzenli yontulmuş taş. Hem duvar öğesi hem bezeme için düzenli işlenmiş taş ve bu taşlarla örülmüş duvar tekniği. Çoğunlukla kaplama malzemesi olarak yüzeylerde kullanılır.

*Kontur: Çevre çizgisi. Figürleri ya da motifleri çevreleyen çizgi.

*Köşebent: Dikdörtgen ve kare formlu biçimlerde köşelere yapılan süslemeler verilen ad.

*Kûfî yazı: Arap harflerinin düz ve köşeli olarak kullanılmasıyla oluşmuş erken üslup ve bundan

geliştirilmiş bir yazı türü.

*Külliye: Değişik işlevli yapılardan meydana gelen yapılar topluluğuna verilen ad.

*Kümbet: Gömme bölümü, gövde (ziyaret) bölümü ve kubbesinin üstünde külahı bulunan mezar anıtları için kullanılan sanat tarihi deyimi (farsça=kubbe).

*Malakâri: Yapıların daha çok iç yüzeylerinde kullanılan ve yüzeysel alçı kabartmanın renklendirilmesi ile elde edilen bir süsleme tekniği.

*Mukarnas: Kademeli olarak taşmalar yapacak biçimde, aşırtmalı olarak yan yana ve üst üste gelen, üç boyutlu görünüm veren bir geçiş ve dolgu öğesi. Petek biçimi bir görüntü ile yarım kubbelerin içini

dolgulayan İslam sanatı öğesi. (Sarkıtlı olanlarına istalaktit denilir).

*Müselsel: Bütün harfleri ve kelimeleri birbirlerine bitişik olarak yazılan bir yazı üslubu.

*Nef (Sahın): Yapılarda sütunlarla ya da payelerle ayrılan her bir bölüm. Yol.

*Niş: Duvarda küçük ölçüde ve düzgün girinti.

*Oyma Ajur: Delikli olarak uygulanan süsleme biçimi.

*Pandantif: Kare altyapıdan kubbe eteği olan daireye geçiş öğesi.

*Payanda: Destek, yükü karışlamak üzere eklenmiş duvar parçası.

*Paye: Örülerek meydana getirilmiş tek taşıyıcı. Ayak.

*Portal: Taç kapı, Tâk kapı adı da verilen bezemeli ana giriş.

*Renkli Sır Tekniği: Osmanlılar tarafından uygulanan bir çini tekniği. Bu teknikte boya kullanılmaz. Sırın kendisi renklidir.

*Revak: Sütun ve payeler tarafından taşınan kemerler arkasında yer alan, üstü örtülü uzun bölüm, güneş ve yağıştan korumalı yürüme bölümü. Portik.

*Reyhanî: Muhakkâk adı verilen yazı çeşidinin küçüğü.

*Rik’a: Türklerin ortaya çıkardığı bir yazı çeşidi. “Mim”lerin gözü kapanmış, “Sin” ve benzeri harflerin dişleri kalkmış, noktalar çizgilere dönüşmüştür. Daha çok el yazısında kullanılır.

*Rumî: Türk ve İslam sanatında Batı kökenli süsleme motifi. Yarım palmetlerden türediği ya da hayvansal kökenli olduğu araştırıcılarca tartışılan rumî, Batı illerinde arabesk olarak adlandırılır.

*Sakıf: Camilerde son cemaat yerinin dışında ek bir bölüm. Özellikle iç avlusu olmayan yapılarda, cemaatin hava şartlarından korunması amacına yöneliktir.

*Salbek: Şemsenin iki ucunda bulunan tepelik biçimindeki uzantılar.

*Selâtin: Sultan sözcüğünün çoğulu. Sultanlar tarafından yaptırılan büyük camilere Selatin Camii denir.

*Sır: Keramikler üzerinde koruyucu, cam benzeri tabaka.

*Sıraltı tekniği: Keramik boyalarının bisküvi halindeki keramikler üzerine boyanarak üstlerine sır çekilmesi, boyaların sır altında kalması ile oluşan teknik.

*Şemse: Süslemede kullanılan oval, dairesel biçimde dilimli ya da düz motifler.

*Slip Tekniği: İlk dönem Osmanlı keramiklerinde hamur kırmızıdır. İşte bu kırmızı rengi kapamak, beyaz ve düzgün bir yüzey elde etmek için keramikler astarlanır. Slip tekniğinde de esas olan bu astardır. Bu

teknikte süsleme astarla yapılır. Burada astar, normaldeki halinden daha koyudur. Kırmızı hamurlu kap üzerine, istenen motiflere göre fırça ile astarla süsleme yapılır ve istenen renk, saydam sırlanır.

*Sülüs: Yuvarlak karakterli, daha çok kitabelerde kullanılan, kitaplarda ise başlıklara mahsus büyük boy bir yazı üslubu.

*Sütun: Genellikle mermerden, yekpare, taşıyıcı mimari öğe.

*Sütunçe: Küçük sütun. Mihrap ve portal gibi yerlerde daha çok dekoratif amaçla kullanılır.

*Şadırvan: Bir çeşit meydan çeşmesi. Özellikle cami avlularında, çepeçevre muslukları olan çokgen su tesisi.

*Tabhane: Misafirhane. Dini yapıların bir bölümü olup, özellikle gezici dervişlerin misafir edildiği oda.

*Tepelik: Kompozisyonu oluşturan süs düzeninin üst ya da tepe kısımlarında bulunan motifler.

126

*Tevkiî: Kelimelerin arası birleştirilerek yazılan bir yazı üslubu. Resmi divanlarda kullanılan bir yazı çeşidi idi. Sülüse benzeyen daha yumuşak hatlı ve hareketli büyük boy yazılardır.

*Tığ: Tezhipte desenin bitiminde, ciltte şemse ve köşebent kenarlarında kullanılan yardımcı süsleme motifi.

*Tromp: Kare altyapıdan kubbe eteğini hazırlayan sekizgene geçiş öğesi (tonoz bingi).

*Tümülüs: Eski Yunan ve Roma’da bir yeraltı mezar odası ile bunun üzerine toprak ya da taş yığılmasıyla meydana getirilen yapay tepeden oluşan mezar tipi.

*Vitray: Renkli camların belli bir kompozisyon düzeni içinde bir araya getirilişi. Avrupa’da özellikle kiliselerin pencerelerini süsleyen vitraylarda, doğaya özgü motiflerin yanında dinsel konular da belli bir düzen içinde resimlenmiştir.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.